Sahile ilk kez gidenlerin aklındaki soru genelde şu olur: "Denizin kenarındaki her lokanta balık yapar, hangisine gireceğim?" Aslında bu soru yanlış yerden başlıyor. Çünkü sahil mutfağı sadece balıktan ibaret değil; her kıyı şeridinin kendi otu, kendi zeytinyağlısı, kendi tatlısı var. Aşağıda hem bölge bölge ne yeneceğini hem de esnaf lokantası ile turist tuzağını nasıl ayırt edeceğinizi konuşacağız.
Ege'de neden bu kadar çok ot var? Ege mutfağı, kıyı köylerinin kendi bahçesinden ve yamaçlardan topladığı bitkiler üzerine kurulu. Radika, şevketibostan, turp otu, deniz börülcesi, arapsaçı gibi otlar zeytinyağı ve limonla haşlanıp meze olarak gelir. Yanına bir de ot kavurma ya da mücver eklenince balığa sıra gelmeden karnınız doyabilir. Bodrum çevresinde çökertme kebabı, İzmir taraflarında keşkek ve boyoz, Urla'da enginar tarlalarından çıkan enginar yemekleri öne çıkar.
Akdeniz'de tat neden daha baharatlı? Antalya'dan Hatay'a doğru gittikçe mutfak ısınır. Antalya'da piyaz (tahinli olanı), hibeş, domates civesi; Mersin'de tantuni ve cezerye; Hatay'da humus, oruk, künefe klasikleşmiş lezzetlerdir. Akdeniz kıyısında balığın yanına genelde tahinli, narlı, acılı bir şeyler gelir.
Karadeniz'de ne değişir? Burada balık deyince akla hamsi gelir ama iş hamsiyle bitmez. Hamsi tava, hamsili pilav, karalahana çorbası, muhlama, mısır ekmeği ve pide çeşitleri Karadeniz sofrasının belkemiğidir. Kış aylarında hamsi mevsimi olduğu için sahil kasabalarındaki küçük lokantalar yazdan çok kışın hareketlenir.
Marmara ve Trakya kıyısında? Şarap kültürüyle beraber gelişen bir meze geleneği vardır. Lüfer, palamut ve istavrit mevsiminde balıkçı meyhaneleri dolar; yanında beyaz peynir, kavun, lakerda ve haydari standarttır.
Vitrindeki balığa bakarak karar verebilir miyim? Evet, hem de oldukça iyi bir fikir verir. Sahil yemekleri arasında balık taze deniz ürünleri seçimi biraz göz, biraz burun işidir. Şunlara bakın:
Mevsimini bilmem gerekiyor mu? Kesinlikle. Yasak dönemlerde vitrinde duran bazı balıklar ya çiftlik ya da dondurulmuştur; bunda kötü bir şey yok ama fiyatı "taze deniz balığı" gibi ödememelisiniz. Genel kural: yaz aylarında çipura, levrek, mercan, sardalya; sonbahar-kışta palamut, lüfer, hamsi, istavrit, kalkan iyi seçimdir. Emin değilseniz doğrudan sorun: "Bugün hangisi tezgâh malı?" Dürüst bir esnaf size hangisinin çiftlik, hangisinin denizden olduğunu söyler.
Balık genelde kilo hesabıdır. Masaya oturmadan önce şu üç soruyu sormak sizi sürprizden korur:
Bu üç soruyu sormak ayıp değil; tersine, sorduğunuzda çoğu esnaf sizi ciddiye alır. Tatil bütçenizi önceden planladıysanız günlük yemek payınızı da bu şekilde kontrol altında tutabilirsiniz.
Aradaki farkı dışarıdan görebilir miyim? Büyük ölçüde evet. Birkaç işaret oldukça güvenilirdir:
Peki manzaralı yerler kötü mü? Hayır. Ama manzaranın bir bedeli olduğunu kabul edin. Akıllı yöntem şu: bir öğünü manzara için, diğer öğünleri lezzet için ayırın. Sabah kahvaltısını sahilde, akşam yemeğini iç sokaktaki esnaf lokantasında yemek hem cebinizi hem damak tadınızı memnun eder.
Midye, karides, ahtapot güvenli mi?